Kanal7 Medya Grubu tarafından düzenlenen ve ekonomi ile iş dünyasının en önemli buluşma noktalarından biri haline gelen Yükselen Türkiye Zirveleri'nin ikincisi gerçekleştiriliyor.
Ekonomi, ulaştırma, teknoloji ve akademi dünyasını bir araya getiren büyük buluşmada, Dijital İletişim Stratejileri ve Dönüşüm Danışmanı Ercüment Büyükşener yapay zeka teknolojisinde gelinen son noktaları aktardı.
İşte Büyükşener'in açıklamalarından satır başları:
Öncelikle davetiniz için çok teşekkür ederim medya grup başkanına ve mütevelli heyetine. Bugün tabii davet edildiğim zaman şunun üzerine bolca konuştuk. Yapay zekaya karşı neyin üstünlüğünü kuracağız, neyi anlatacağız? Çünkü dijital dünya hızla ilerliyor. Yaklaşık iki senedir dijital ikizler üzerine çalışıyorum ve kendi dijital ikizimi tasarladım. Ve iki senedir benden bir tane daha teknolojik olarak bir argüman, dijital argümanı benimle birlikte çalışır hale getirdim. Ve sonra aslında bu sunumun da temelleri atıldı diyebilirim. Sizlere birazdan anlatacağım şey aslında dünyanın nereye gittiğini ve bizim ne yapmamız gerektiği üzerine detaylı ve aslında nasıl anlam yaratacağımızı anlatan bir noktadan başlıyor.
"YAPAY ZEKAYLA BİR ŞEY YAPMALIYIM"
Şimdi aranızda çok fazla şu soruyu soran vardır ya da şunu diyen, yapay zekayla bir şey yapmalıyım. Bana çok fazla bu soru soruluyor, yapay zekayla ne yapabiliriz diye. Ben üç farklı şapkayla karşınızdayım. Birincisi uzun yıllardır uluslararası şirketlerin danışmanı olarak çalışıyorum. Arkasından yaklaşık on yıldır farklı üniversitelerde, bunlardan biri de Avrupa Enstitüsünde yapay zeka doktora dersi veriyorum. Ve bunun dışında da farklı içerik üreticiliği alanlarında da makale ve içerikler üretiyorum. Ve hep aynı soruyla karşılaşıyorum, yapay zeka bizi geçecek mi? Zekanın yanına şu kavramı koymadığımızda işler birazcık karışıyor. Arkadaşlar hiç sözlükte zeka ile akıl kavramının farklı şeyler tanımlandığını, farklı yerlerden bakıldığını düşündünüz mü? Önümüzdeki dönem eğer yapay zekanın yanına doğru bir akıl koymadığımız zaman bu zekanın karşılığını almakta zorlanacağız. Bunun sebeplerinden bir tanesi şu. Önümüzdeki dönem herkes yapay zekanın bir sonuç üretmesini bekliyor. Benim on bir yaşında bir oğlum var ve o da şu soruyu soruyor. Baba ödevleri yapay zekaya yaptırsam olur mu? Veya yapay zekayla daha farklı bir sürü problemi çözsem olur mu? Yapay zeka benim yerime işlerimi yapar mı? Ve daha bir sürü cevap arayışımız var. Yani hepimiz sonuç arıyoruz. Sizlerin de muhtemelen aramızdaki genç arkadaşlarımızın da, iş hayatındaki kişilerin de kendine sorduğu önemli bir soru var. Acaba ben ne üretebilirim? Fakat acaba neden buna ihtiyacımız var ve bunu nasıl kullanacağız diye bir metot geliştiriyor muyuz?
"AMACIMIZ GERÇEKTEN OLMADIĞINDA SONUÇ ÜRETMEKTE ZORLANIYORUZ"
Kıymetli misafirler, gerçekten bir şeyi kullanırken ve onu hayatımıza dahil ederken, hayatımızda onunla ilgili bir metot, bir süreç tasarlamadığımızda sonuç almakta zorlanıyoruz. Çünkü amaç koymak bizim için zorlaşıyor. Simon Sinek çok önemli yazarlardan biridir ve Simon Sinek bize diyor ki, bir işe başlarken ve bir teknoloji için dönüşüm yaparken, neden ile sonuç arasında doğru ve anlamlı bir amaç koymanız lazım. Ve şu anda yapay zekanın dünyada yüzde 95 başarıya ulaşamadığını görüyoruz. MIT geçtiğimiz yıl dünyadaki yapılan her 100 dolarlık yapay zeka yatırımının 95'inin başarısız olduğunu söylüyor. Neden olabilir sizce? Tam olarak buna baktığımız için, amacımız gerçekten olmadığında sonuç üretmekte zorlanıyoruz.
"DÖNÜŞÜMÜ NE KADAR KRİTİK GÖRÜYORSUNUZ"
Sonra bir araştırma şirketi diyor ki, dünyada liderlere sorsak, teknolojik dönüşüm ne kadar önemli? Yani dönüşümü ne kadar kritik görüyorsunuz? Bugün hepimiz, bu salondaki herkes, ben dahil, hepimiz dönüşmek istiyoruz. Ve liderlere soruyorlar, diyorlar ki dönüşmeyi ne kadar önemli görüyorsunuz? Yüzde 80'i kritik olduğunu söylüyor. Fakat bir problem var. Yüzde 80 kritik olduğunu söyleyen liderler ne yazık ki bu konuda kendini başarılı buluyor musunuz dediklerinde yüzde 30'lara düşüyor. Biraz önce MIT'deki verdiğim rakamlar gibi, sadece yüzde 5 ila 10'u başarılı ilerleyebiliyor. Sonra diyorlar ki, bu işte bir terslik var. Yani yapay zeka hızla geliyor, her şey değişiyor, dünya değişiyor. Ya biz bu kadar başarısız olamayız, bir yerde bir problem var dediklerinde çok önemli bir kavrama işaret ediyorlar. Ve bence dünyanın da en önemli ve geride bıraktığı kavramlardan biri, atalet.
"İMKAN VARKEN YAPMAMAK"
Ataletin açılımına baktığımızda, imkan varken yapmamak. Neye imkanımız var diye bakıyorlar. Dünyanın önemli araştırma şirketlerinden biri dediğim gibi Russell Reynolds diyor ki, üç tane atalet türü var dünyada. Başarısızlığımız buradan geliyor. Bir, içgörü. Yani ne oluyor? Biraz önce bu sahneye bir robot çıktı, sizinle konuştu. Bakan Bey'e çiçek verdi. Eskiden böyle bir şey yoktu. Kıymetli misafirler, bunlar neden oluyor? Yani farkındalık ihtiyacımız var. Bunun için de entelektüel bir sermaye, yani okumak, anlamak, dinlemek ve izlemek durumundayız dünyada neler oluyor. Birinci eksiğimizin yani farkına varma ihtimalimiz varken farkında değiliz. Ve ben buraya hep şunu söylüyorum, farkındalık gerçekten bir nimet.
"MEVCUT DURUMU KABULLENMEKTE ZORLANIYORUZ"
Ama ikinci problemimiz, neden farkına varmak istemiyoruz diye, yani imkan varken neden farkına varmak istemiyoruz olan bitenin diye baktıklarında dünyada, henüz psikolojimiz buna hazır değil. Nedenini birazdan göstereceğim. Mevcut durumu kabullenmekte zorlanıyoruz. Aslında bunun tarihsel bir karşılığı var. Ve üçüncüsü, farkına varmakta zorlanıyoruz, psikolojimizi hazırlayamıyoruz. Bugün dünyadaki birçok şirkette çalışanlara yapay zeka ile ilgili bir şey söylendiğinde en çok duyulan his ne biliyor musunuz? Kaygı ve endişe. Fırsattan önce. Yani tehdit olarak algılıyoruz. Üçüncü konu eyleme geçmekle ilgili. Eyleme geçme konusunda da teknolojiyi kullanmamız lazım. Gerekli eylemleri alma ve sürdürme konusunda şu endişe bizi durduruyor. Ya yerime geçerse.
"YA YERİME GEÇERSE"
Yani üç tane temel soruna bakıyorlar. Sosyolojik, psikolojik ve teknolojik. Şimdi bunun nedenini birazcık inceleyelim. Başarılı olanlar nereden başlıyor, başarısız olanlar nereden başlıyor? Yani bugün bu salonda bireyleri ya da şirketleri, neyi dönüştürmek istiyorsak, başarılı olanlar bireyden başlıyor. Başarısız olanlar sadece teknolojiden başlıyor. Yani o robotun tek başına sahneye çıkmasının gerçek manada anlamı ve faydası yok. İnsan ve makinanın birlikte birleştiği bir yerde de bir kilidi açan bir şey olması gerekiyor. Yani robot yaptık, teknolojiyi geliştirdik, yapay zekayı inanılmaz hale getirdik demek yetmiyor. Bireyi buna hazırlayacak düşünsel ve zihinsel bir iklim gerekiyor. Bunu dünya için de konuşabiliriz, gezegenimiz için de, bunu ülkemiz için de konuşabiliriz, bunu bu salon için de konuşabiliriz. İklimimiz buna hazır mı?
BİNLERCE YILLIK EVRİMDEN 350 YILLIK MAKİNELEŞMEYE
Bir sabah dünyanın önemli teknoloji şirketlerinden birinde çalışıyorsunuz, çok ciddi maaşlar alıyorsunuz ve bir CEO'nun emailiyle, ki bu birkaç ay önce oldu, isim vermeyeyim ama 30 bin kişiyi CEO bir emaille işten çıkardı. İşte bu bir iklim değil, bu korku iklimi. O yüzden bizim yapay zekanın yerimize değil, aslında bizimle nasıl hareket edeceğini anlamamız gerekiyor. Çünkü diğeri büyük bir yanılgı. Psikolojik ve sosyolojik bir yanılgıya doğru hızla ilerliyoruz. Nedenini söyleyeyim. Biz bu kadar hızlı gelişmeye, bu kadar her şeyin hızlı olmasına alışık da değiliz. Biz böyle görmedik de. Çünkü biz insanın yaratılışından bugüne avcı toplayıcı bir toplum, yani avlandık. Mağaraların içinde çizimler yaptık, çıktık, tarımı inşa ettik. Topraktan mahsul aldık. Bunlar ne kadar sürdü biliyor musunuz? Binlerce yıl. Ve bu binlerce yılın sonunda makineleri inşa etmeye başladık. Makineleri inşa etmemiz ne kadar biliyor musunuz? Sadece 350 yıl.