Elli yılı aşkın süredir elinde kalemi, omuzunda kamerasıyla
Anadolu'yu ve dünyayı arşınlayan bir gazeteci olarak, bazı mekânların
insanın ruhunda bıraktığı izin çok farklı olduğunu söyleyebilirim. Kocaeli'nin
Gebze ilçesine bağlı Eskihisar, benim için sadece denizi, martıları ve kalesi olan
şirin bir sahil mahallesi değil; binlerce yıllık bir medeniyet beşiği, adeta muazzam
bir açık hava müzesidir.
Tarih sayfalarını biraz araladığınızda, Osmanlı'nın kuruluş döneminin en
kritik dönemeçlerinden biri olan, 1329 tarihli Pelekanon Savaşı'nın izlerini burada
bulursunuz. Bu zafer, Osmanlı'nın bölgedeki ilerleyişini hızlandıran ve İznik'in
yolunu açan büyük bir askeri başarıdır. Tarihin bu derinliklerinden biraz daha
günümüze, 19. yüzyılın sonlarına geldiğinizde ise Türk kültür ve sanat hayatının
ulu çınarı Osman Hamdi Bey'in ayak izleriyle karşılaşırsınız. Çoğu kişi onu dünyaca ünlü "Kaplumbağa Terbiyecisi" tablosuyla tanır; ancak o, aynı zamanda arkeolojimizin, müzeciliğimizin ve bana göre "erken dönem
belgeselciliğimizin" de tartışmasız öncüsüdür. Kazı alanlarında çektiği fotoğraflar,
eserleri titizlikle kayıt altına alma arzusu, bugünün çağdaş belgeselci ruhuyla
birebir örtüşmektedir. Osman Hamdi Bey sadece resim yapmamış, bir milletin
geçmişini geleceğe belgelemiştir.
İşte bu köklü ruh, bizi yıllar önce Eskihisar Belgesel Film Festivali fikrine
götürdü. Pandeminin araya girmesiyle sekteye uğrayan bu hayal, umutsuzluğa
kapılmak yerine küllerinden daha güçlü doğdu ve bugün "Evliya Çelebi Belgesel
Film Festivali" vizyonuna dönüştü. Neden mi Evliya Çelebi? Çünkü o, bugünün en
gelişmiş kameralarının yapamadığını 400 yıl önce keskin gözlemi ve kalemiyle
yapmış; sadece gezmemiş, anlamış, karşılaştırmış ve muazzam bir tasvirle tarihe
not düşmüştür.
Sosyal medyanın yüzeyselliğine hapsolduğumuz günümüzde; yediğimizi,
içtiğimizi değil, gördüğümüz tarihi eseri, kaybolmaya yüz tutmuş bir mesleği veya
insan hikâyesini belgelemek asıl meseledir. Üniversitelerimizde, özellikle iletişim
fakültelerinde belgeselciliğin başlı başına bir uzmanlık alanı olması gerektiğine,
gençlerimizin araştırmacı bir ruhla sahaya inmesi gerektiğine yürekten
inanıyorum.
Bugün elinde bir cep telefonu olan her gencimiz, bakışındaki derinlikle
çağımızın bir Evliya Çelebi'si olabilir. Eskihisar'dan dünyaya uzanan bu kültür
yolculuğunda hedefimiz bellidir: Geçmişi belgelemek, bugünü anlamak ve yarına
silinmez bir görsel hafıza bırakmak.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir