Ana içeriğe geç

kocaeli haberleri , son dakika kocaeli haberleri , kocaeli , kocaeli olay, intihar cinayet haberleri , defin listesi , kocaeli haber , kocaeli spor haberleri

İsmail Kahraman
İsmail KahramanKöşe Yazarı

Evliya Çelebi’nin İzinde: Fabrika Bacalarının Ardındaki Saklı Tarih Gebze

Bugün "Gebze" denildiğinde pek çoğumuzun aklına devasa sanayi tesisleri, yoğun trafik ve durmaksızın dönen çarklar gelir.

Evliya Çelebi’nin İzinde: Fabrika Bacalarının Ardındaki Saklı Tarih Gebze

Bugün "Gebze" denildiğinde pek çoğumuzun aklına devasa sanayi tesisleri, yoğun trafik ve durmaksızın dönen çarklar gelir. Oysa bu gri endüstri perdesinin hemen arkasında, Bizans'tan Osmanlı'ya, Millî Mücadele'den Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzanan muazzam bir tarih yatmaktadır. Koşukavak Turizm öncülüğünde, Rıfat Yakupoğlu’nun girişimiyle düzenlenen kapsamlı tarih ve kültür gezisi, bu unutulmaya yüz tutmuş mirası yeniden gün yüzüne çıkaran son derece kıymetli bir adım oldu. Araştırmacı Gazeteci İsmail Kahraman ve Gebze Belediyesi Kütüphane Müdürü Mehmet Cengiz'in rehberliğinde atılan her adım, kentin hafızasını tazeleyen bir zaman yolculuğuna dönüştü.

Suyun ve Şehrin Kalbi

17. yüzyılda Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde uzun uzadıya bahsettiği Gebze, her şeyden önce suyla ve vakıf kültürüyle şekillenmiş bir Osmanlı menzil şehridir. Gezinin ilk durağı olan tarihi Su Dolabı, ecdadın sadece bir altyapı sistemi değil, bir hayır kurumu olarak suyu nasıl merkeze aldığını gösteriyor. Suyun izini sürerek ulaşılan Eski Çarşı; Çarşı Çeşmesi, Çarşı Hamamı ve su sarnıcı ile Osmanlı'nın sosyal ve ticari yaşamının nasıl bir bütünlük içinde aktığını fısıldıyor. Bugünün modern dükkânlarının arasında varlığını sürdürmeye çalışan bu yapılar, geçmişin yavaş ve estetik yaşam tarzı ile bugünün hız odaklı dünyası arasındaki keskin tezatlığı da gözler önüne seriyor.

Kubbelerin Altındaki Medeniyet

Osmanlı şehirciliğinin en çarpıcı örneklerinden biri şüphesiz Çoban Mustafa Paşa Külliyesi'dir. Cami, medrese, imaret ve hamamıyla tam teşekküllü bir yaşam alanı olan bu külliye, geçmişte sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda şehrin sosyal güvencesi, eğitim yuvası ve misafirhanesiydi. Orhan Gazi döneminin Kocaeli Yarımadası’ndaki ilk izlerinden olan Sultan Orhan Camii ve İstanbul-Anadolu güzergâhının can damarlarından Menzilhane Hamamı, Gebze'nin yüzyıllar boyunca ne kadar stratejik bir lojistik ve manevi merkez olduğunu kanıtlıyor. Malkoçoğlu Mehmet Bey ve Kadın Feyzullah Efendi türbeleri ise şehrin taştan ve tuğladan ibaret olmadığını; bu coğrafyayı mayalayan tarihi şahsiyetlerin manevi varlıklarının da korunması gerektiğini hatırlatıyor.

İmparatorlukların Kesişim Noktası ve Sanatın Sığınağı

Gebze'nin tarihi sadece yapılarla sınırlı değil; toprağın bizzat kendisi de tarihi olaylara tanıklık etmiş durumda. Fatih Sultan Mehmed’in 1481 yılında son nefesini verdiği Hünkâr Çayırı, bir cihan imparatorunun veda ettiği yer olarak iç burkan, ancak bir o kadar da ihtişamlı bir auraya sahip. Rota İzmit Körfezi'ne doğru indikçe, savunma ve stratejinin simgeleri olan Darıca, Eskihisar ve Hereke kaleleri karşımıza çıkıyor. Özellikle 1329 Palekanon Muharebesi'ne tanıklık eden Eskihisar bölgesi, Bizans ve Osmanlı arasındaki kritik kırılma noktalarından birini temsil ediyor.

Eskihisar'ın sunduğu bir diğer büyük sürpriz ise Türk resim sanatının ve müzeciliğinin öncüsü Osman Hamdi Bey’in evidir. Kaplumbağa Terbiyecisi'nin fırça darbelerinin atıldığı bu atölye, Gebze'nin askeri ve ticari bir geçiş noktası olmasının ötesinde, entelektüel ve sanatsal bir sığınak da olabileceğini gösteriyor. Dilovası'ndaki Yahya Kaptan Türbesi ise anlatıyı yakın tarihe bağlayarak, bu toprakların Millî Mücadele yıllarındaki direniş ruhunu selamlıyor.

Koşukavak Turizm'in bu inisiyatifi, Gebze'nin sanayi kenti kimliğinin yanına "tarih ve kültür kenti" unvanını da eklemesi gerektiğinin en net manifestosudur. Rıfat Yakupoğlu’nun da vurguladığı gibi, bu kadim eserleri tanımak ve tanıtmak, sadece turistik bir faaliyet değil, bu topraklara duyulan bir vefa borcudur. Tarihin üzerindeki endüstriyel tozu üfleyip altındaki cevheri parlatmak, Gebze'nin geleceğine bırakılacak en değerli miras olacaktır.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın