Ana içeriğe geç

kocaeli haberleri , son dakika kocaeli haberleri , kocaeli , kocaeli olay, intihar cinayet haberleri , defin listesi , kocaeli haber , kocaeli spor haberleri

İsmail Kahraman
İsmail KahramanKöşe Yazarı

Türk Dünyası Belgesel Film Festivali 11. Yılında Ankara’da Görkemli Bir Gala ile Sona Erdi

Türk dünyasının ortak hafızası belgesel sinemayla geleceğe taşınıyor.

Türk Dünyası Belgesel Film Festivali 11. Yılında Ankara’da Görkemli Bir Gala ile Sona Erdi

Türk dünyasının ortak hafızası belgesel sinemayla geleceğe taşınıyor. Yedi farklı ülkeden sinemacıları buluşturan 11. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali’nde, kültürel mirasımızı, insan hikâyelerini ve ortak değerlerimizi anlatan filmler ödüllendirildi. Genç sinemacılara ve yapay zekâ destekli yapımlara da yer verilen festival, Türk dünyası arasında kültür ve sanat köprüleri kurmaya devam ediyor.

İsmail Kahraman

Belgeselci, Gazeteci ve Devr-i Âlem Belgesel Programı Yapımcısı

"Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak…"

Yarım asrı aşan gazetecilik ve belgeselcilik hayatımız boyunca dünyanın farklı coğrafyalarında tarihin, kültürün, medeniyetin ve insan hikâyelerinin izini sürüyoruz. Belgesel kameramızla kimi zaman İpek Yolu’nun kadim şehirlerinde, kimi zaman Evliya Çelebi’nin izinde vakıf medeniyetimizin eserleri arasında, kimi zaman da Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yaşatan coğrafyalarda tarihe tanıklık ediyoruz.

Çünkü biliyoruz ki bir milletin hafızası yalnızca kitaplarda değil; şehirlerinde, mimari eserlerinde, geleneklerinde, türkülerinde ve insanlarının hatıralarında yaşar. Bu hafızayı geleceğe taşımanın en etkili yollarından biri de belgesel sinemadır. İşte 11. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali, bu anlayışın Ankara’da hayat bulduğu önemli kültür ve sanat organizasyonlarından biri oldu.

Türk Dünyasının Sinemacıları Ankara’da Buluştu ve 11 Yıllık Kültür Yolculuğu

Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu öncülüğünde düzenlenen 11. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali, 9 Ekim 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen gala ve ödül töreniyle sona erdi. Keçiören Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende, farklı kategorilerde yarışan belgesel filmler ve yönetmenleri ödüllerine kavuştu.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türk Dünyası Belediyeler Birliği, TÜRKSOY, TİKA ve YTB’nin destekleriyle gerçekleştirilen festival; üniversiteler, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve medya çatı örgütlerinin katkılarıyla Türk dünyasının ortak kültür platformlarından biri olmayı sürdürdü.

Gala gecesinde kamu kurumlarının temsilcileri, belediye yöneticileri, akademisyenler, gazeteciler, belgesel sinemacılar ve kültür-sanat dünyasından çok sayıda isim bir araya geldi. Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Aygün, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Taha Zahit Özdemir, Sinema Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Nihat Değirmenci, TRT AVAZ Kanal Koordinatörü Yücel Kılıçkaya, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, TİMBİR Başkanı Dr. Süleyman Basa ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk’ün de katıldığı program, Türk dünyasında belgesel sinemanın gördüğü ilgiyi ortaya koydu. Bu buluşma, yalnızca ödüllerin sahiplerini bulduğu bir tören değildi; aynı zamanda farklı ülkelerden gelen sinemacıların birbirlerini tanıdığı, tecrübelerini paylaştığı ve yeni iş birliklerinin temellerini attığı önemli bir kültür şöleniydi.

Türk Dünyası Belgesel Film Festivali, yıllar içinde yalnızca film gösterimlerinin yapıldığı bir etkinlik olmanın ötesine geçti. Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşayan toplulukların hikâyelerini görünür kılan, ortak tarih ve kültürün sinema diliyle anlatılmasına imkân sağlayan bir organizasyona dönüştü. Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Menderes Demir’in başkanlığında yürütülen bu çalışmaların, farklı ülkeler arasında kültürel iletişimin gelişmesine önemli katkı sunduğunu görüyoruz.

Festivalin kuruluşundan itibaren emeği geçen gazetecileri, akademisyenleri, yönetmenleri, kurumları ve gönüllüleri unutmamak gerekir. Çünkü kültür hizmetleri yalnızca bir organizasyon düzenlemekten ibaret değildir. Asıl mesele, bir fikri yıllarca yaşatmak, yeni kuşaklara aktarmak ve kalıcı eserler ortaya koymaktır. Festivalin 11. yılına ulaşması da bu sürekliliğin önemli bir göstergesidir.

Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Belgesel Şöleni ve Ödül Alan Yapımlar

Festivalin film gösterimleri, 8-9 Ekim tarihlerinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Uzun metraj ve kısa metraj belgesellerin yanı sıra öğrenci filmleri ile yapay zekâ kategorisindeki yapımlar da izleyiciyle buluştu. Bu gösterimler, özellikle genç sinemacılar açısından önemli bir fırsattı. Genç yönetmenler eserlerini farklı ülkelerden gelen meslektaşlarıyla ve izleyicilerle paylaşırken farklı anlatım biçimlerini tanıma imkânı buldu.

Üniversitelerin belgesel sinemaya ev sahipliği yapması da ayrıca anlamlıdır. Çünkü belgeselcilik yalnızca kamera kullanmak ve görüntü kaydetmek değildir; araştırma yapmak, belgeye ulaşmak, doğru bilgiyi ortaya çıkarmak, geçmişi sorgulamak ve insan hikâyelerini sorumluluk bilinciyle anlatmak gerekir. Bu bakımdan festival, akademi ile belgesel sinema arasındaki ilişkinin güçlenmesine de katkı sundu.

Festivalde dört ana kategoride ödüller verildi. Birbirinden farklı konuları ve anlatım biçimlerini ele alan filmler, belgesel sinemanın zenginliğini gözler önüne serdi:

  • Uzun Metraj Belgesel Film Kategorisi:

    • Birincilik Ödülü: Midsummer Day (Yönetmen: Semyon Amanatov)

    • İkincilik Ödülü: Roman Gibi (Yönetmen: Tayfun Belet)

    • Üçüncülük Ödülü: Filos (Yönetmenler: Orhan Tekeoğlu ve Nurdan Tekeoğlu)

    • Jüri Özel Ödülü ve BSB En İyi Film Ödülü: Ceza Sahası (Yönetmen: Mustafa Ünlü)

    • Jüri Özel Ödülü: Şahende Hanım’ın Suzişli Hatıraları (Yönetmen: Tülin Erarslan)

  • Kısa Metraj Belgesel Film Kategorisi:

    • Birincilik Ödülü: Here to Stay (Yönetmen: Sheida Kiran)

    • İkincilik Ödülü: Pirlerin Düğünü (Yönetmen: Yalçın Çiftçi)

    • Üçüncülük Ödülü: Beautiful (Güzel) (Yönetmen: Fariza Tanay)

    • Jüri Özel Ödülü: Kerkük: Çelik Çekirdek (Yönetmen: Mehmet Hanefi Uzunçam)

    • Türk Devletleri Teşkilatı Modern Turizm Kuşağı Özel Ödülü: 21 Kilometers (Kırgızistan yapımı, Yönetmen: Tynai İbragimov)

  • Öğrenci Belgesel Film Kategorisi:

    • Birincilik Ödülü: Mevcut Üç (Yönetmen: Onur Sürek)

    • İkincilik Ödülü: Kavanoz/Sonsuz Bir Emek (Yönetmen: Tufan Yıldız)

    • Üçüncülük Ödülü: Ahraz (Yönetmenler: Abdülsamet Mavi, Muhammed Ağar ve Ege Döngel)

    • Jüri Özel Ödülü: Soyut (Yönetmen: Cem Güzel)

    • Öğrenci Jürisi En İyi Film Ödülü: Yolculuk (Kırgızistan yapımı, Yönetmen: Kulpunay Baktibay)

    • Türk Dünyası Özel Kültür Sanat Ödülü: Bir An (Azerbaycan yapımı, Yönetmen: Almaz Qasımov)

    • TÜRKSOY Kültür Sanat Ödülü: Yaşlı Adam ve Sanat (Kırgızistan yapımı, Yönetmen: Sabin Kıdırova)

  • Yapay Zekâ Belgesel Film Kategorisi:

    • En İyi Film Ödülü: Anadolu’nun Kayıp Pençeleri (Yönetmen: Mert Can Altun)

    • Jüri Özel Ödülü: Hürriyete Açılan Kanatla (Yönetmen: Yılmaz Kıvanç)

    • Düzenleme Kurulu Kültür Sanat Ödülü: Sultanın Taşı (Yönetmen: Berat Ellek)

Ödül kazanan bütün yönetmenleri, yapımcıları ve genç sinemacıları tebrik ediyor; belgesel sinemaya emek veren herkesi kutluyoruz.

850337308_3755665851254661_1054386773701847308_n.jpg

849171981_3755665554588024_8995158256885290862_n.jpg

848666285_3755665767921336_6318695638021844635_n.jpg

847792393_3755665311254715_4580320984224726619_n.jpg

849754385_3755665487921364_3110655708750005857_n.jpg

Yapay Zekâ, Belgeselcilik ve Ortak Hafızanın Geleceğe Taşınması

Bu yıl festivalin dikkat çeken yönlerinden biri de yapay zekâ destekli belgesel yapımlarına ayrı bir kategori açılmasıydı. Teknoloji, sinema dünyasını hızla değiştiriyor; görüntü üretiminden seslendirmeye, arşivlerin düzenlenmesinden görsel anlatımın geliştirilmesine kadar pek çok alanda yeni imkânlar ortaya çıkıyor. Ancak belgeselcilik açısından asıl mesele, teknolojinin ne kadar geliştiğinden önce, anlatılan hikâyenin ne kadar doğru olduğudur.

Yapay zekâ araçları araştırmayı ve anlatımı destekleyebilir. Fakat tarihî belgelerin doğrulanması, kaynakların karşılaştırılması, gerçek ile kurgu arasındaki ayrımın korunması ve izleyicinin doğru bilgilendirilmesi her zaman temel sorumluluk olarak kalmalıdır. Özellikle tarihî olayları, kültürel mirası ve insan hayatlarını konu alan belgesellerde kaynakların güvenilirliği büyük önem taşır. Yeni teknolojileri kullanırken belgeselciliğin hakikate bağlılık ilkesini korumak zorundayız. Festivalin yapay zekâ kategorisi, bu yeni dönemin imkânlarını ve sorumluluklarını birlikte düşünmek için de önemli bir fırsat sunuyor.

Türk dünyası geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Anadolu’dan Azerbaycan’a, Kazakistan’dan Kırgızistan’a, Özbekistan’dan Balkanlar’a uzanan bu coğrafyada ortak tarihî hatıralar, kültürel bağlar, gelenekler ve insan hikâyeleri bulunuyor. Bu ortak hafızanın gelecek kuşaklara aktarılması için belgesel sinemaya büyük görev düşüyor. Bir köyde unutulmaya yüz tutmuş gelenek, bir şehirdeki tarihî eser, yaşlı bir ustanın mesleği, bir ailenin göç hikâyesi veya tarihî bir olayın tanıkları… Her biri kayıt altına alınmayı bekleyen kültürel mirasımızın parçalarıdır.

Yıllardır Devr-i Âlem belgesellerimizde Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerinde bu izleri sürüyor, kültürümüzü ve tarihimizi kayıt altına almaya çalışıyoruz. Evliya Çelebi’nin izinde gerçekleştirdiğimiz araştırmalardan İpek Yolu belgesellerine, vakıf medeniyetinden Kafkas Cephesi’nin tarihine kadar pek çok konuda yaptığımız çalışmaların temelinde de aynı düşünce bulunuyor: Geçmişimizi doğru anlamak ve geleceğe güvenilir belgeler bırakmak. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali’nin önemi de burada ortaya çıkıyor; festival, farklı ülkelerde üretilen belgesellerin bir araya gelmesine ve ortak meselelerin sinema diliyle konuşulmasına imkân sağlıyor.

850270607_3755665627921350_5442404691650827782_n.jpg

850211211_3755665801254666_5570316195560069035_n.jpg

847848002_3755665697921343_7699101552509362266_n.jpg

850244545_3755665574588022_1066499135091545010_n.jpg

849754390_3755665844587995_3887617315437760061_n.jpg

  1. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali’nin Ankara’da düzenlenen gala ve ödül töreniyle sona ermesi, bir etkinliğin tamamlanmasından çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu organizasyon, Türk dünyasının ortak kültürel hafızasını yaşatmak, genç sinemacıları desteklemek, farklı ülkeler arasında iletişimi güçlendirmek ve belgesel sinemanın imkânlarını geliştirmek bakımından önemli bir kültür hizmetidir. Dileğimiz, festivalin önümüzdeki yıllarda daha fazla ülkeye ulaşması, daha çok genç yönetmeni desteklemesi ve Türk dünyasının henüz anlatılmamış hikâyelerini dünya izleyicisiyle buluşturmasıdır.

Çünkü milletlerin hafızası korunmadığında zamanla unutulur. Tarihî belgeler, kültürel değerler ve insan hikâyeleri kayıt altına alınmadığında gelecek kuşaklar geçmişlerini anlamakta zorlanır. Belgeselcilik ise bu unutuluşa karşı verilen sessiz ama kalıcı bir mücadeledir. Biz de gazetecilik ve belgeselcilik yolculuğumuzda aynı sorumlulukla çalışmaya, araştırmaya, kaydetmeye ve tarihe not düşmeye devam ediyoruz.

Belgeselcinin Not Defteri’nden tarihe bir not daha: Türk dünyasının ortak hafızası, kültür ve sanat yoluyla yaşatılmalı; belgesel sinema bu hafızanın gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir köprü olmaya devam etmelidir.

İsmail Kahraman

Belgeselci – Gazeteci – Devr-i Âlem Belgesel Programı Yapımcısı

"Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak…"

 

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın