Ana içeriğe geç

kocaeli haberleri , son dakika kocaeli haberleri , kocaeli , kocaeli olay, intihar cinayet haberleri , defin listesi , kocaeli haber , kocaeli spor haberleri

İsmail Kahraman
İsmail KahramanKöşe Yazarı

Zamana Noterlik Yapmak: Ankara’nın Hafızasından Andican’ın Ufkuna

Gazeteciliğin sadece anı yakalamak, gündelik kavgaları kaydetmek ya da manşet tüketmek olmadığını anlamak için bazen durup yürüdüğünüz yola bakmanız gerekir…

Zamana Noterlik Yapmak: Ankara’nın Hafızasından Andican’ın Ufkuna

Gazeteciliğin sadece anı yakalamak, gündelik kavgaları kaydetmek ya da manşet tüketmek olmadığını anlamak için bazen durup yürüdüğünüz yola bakmanız gerekir. 1976 sonbaharında Karadeniz’den bindiğim otobüsün penceresinden ilk kez seyrettiğim Ankara, aradan geçen yarım asra yakın sürede bana tek bir hakikati öğretti: Gazetecilik, zamana noterlik yapmaktır.

1985’te Konur Sokak’taki Anadolu Basın Birliği binasına attığım ilk adımdan bugüne; seminerler, haber nöbetleri ve belgesel çekimleriyle yoğrulan bu şehir, sadece bürokrasinin değil, Türkiye’nin ve Türk coğrafyasının hafıza merkezidir.

Ekim ayının bu ilk günlerinde Ankara’da olmak, yine tarihin ve mesleğin kesişim noktalarında nefes almak demekti. 11. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali vesilesiyle Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan, Özbekistan’dan, Azerbaycan’dan, Ahıska’dan gelen pırıl pırıl genç gazetecilerle buluştuğumuzda şunu bir kez daha gördük: Tanımadığınız coğrafyayı, bilmediğiniz insanı sevemezsiniz. Belgesel ve sorumlu medya dili, işte bu tanışmanın ve sevginin en sağlam köprüsüdür.

TÜRKSOY’un kapısından girerken gözüme çarpan “Andican – 2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti” yazısı, zihnimde asırlık bir güzergâhı yeniden canlandırdı. Andican, sadece Fergana Vadisi’nin kadim bir şehri değil; 1483’te orada doğup Babürnâme ile dilimize ve tarihimize yön veren Zahirüddin Muhammed Babür’ün mirasıdır. 751 Talas’tan Tanrı Dağları’na, oradan Erciyes’in eteklerine kadar uzanan o büyük medeniyet havzası, bugün genç meslektaşlarımızın vizöründe yeniden anlam buluyor. Tarih kitapların soğuk sayfalarında değil; şehirlerin sokaklarında, halkın hafızasında ve onu arayan belgeselcilerin merakında yaşıyor.

Başkentteki duraklarımız sadece dünün hatırasıyla sınırlı kalmadı. Türk İnternet Medya Birliği’nin (TİMBİR) açılışıyla dijital medyanın geleceğine tanıklık ederken; Cumhur Haber Ajansı’nın düzenlediği Merhamet ve İyilik Ödülleri’nde mesleğin vicdan boyutunu konuştuk. Manşetlerin felaketlerle, kavgalarla ve krizlerle dolup taştığı bir çağda; bir mazluma el uzatanı, karşılıksız iyilik yapanı belgelemek gazetecinin en temel ahlaki görevidir. Kötülük kadar iyiliğin de kayda geçirilmeye ihtiyacı var.

Otobüs penceresinden izlenen gençlik hayallerinden, Türk dünyasının ortak geleceğini konuşan belgesel buluşmalarına… Ankara, bana memleket meselelerine geniş bir ufuktan bakmayı öğretti. Bu vefa borcunu; tarihin izini sürmeye, gerçeği kaydetmeye ve başkentten Andican’a uzanan gönül köprülerini inşa etmeye devam ederek ödeyeceğiz.

 

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın